Category Archive Ameliyat Sonrası Fizik Tedavi

Kırık ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Kırık kemiğin anatomik bütünlüğünün ve devamlılığın bozulma halidir. Genç insanlarda genelde düşme, kaza gibi travmalara bağlı durumlarda ortaya çıkar. Yaşlı insanlarda ise kemik erimesi durumundan kaynaklı kırıklar meydana gelebilir. Genç hastalarda kırık durumu çok fazla ciddiyet göstermezken yaşlı hastalarda kırıklar, hayatidir. Yaşlı hastanın kırık tedavisi yapılmazsa çok basit bir kalça kırığı hastanın hayatına sebep olabilir. Kırıklar çok çeşitli sınıflara ayrılmıştır. En önemlileri patalojik kırıklar, yorgunluk (fatique) kırıkları ve travmatik kırıklardır. Ağrı, morarma, ödem, renksiz cilt, kas spazmı, şekil bozukluğu ve hareketlerin kısıtlanması gibi belirtileri vardır. Kırığı oluşturan dış veya iç kuvvet sadece kemiği kırmayıp, beraberinde bazı olumsuzlukları da getirir.

Etrafındaki deri, damar, sinir, ligamentler, tendonlar, kaslarda yaralanma ve/veya sıkışma görülebilir. Kırık bölgede; nabız alamama, solukluk, soğukluk ve hassasiyet oluşabilir. Parçalı kırıklarda kanama sebebi ile şok yaşanabilir. Açık kırıklarda enfeksiyon oluşabilir. Cerrahi tedaviden yahut alçı tedavisinden sonra, kırık bölgenin hareketsiz kalması kırığın iyileşmesi için gereklidir. Kaynamanın oluşması için gereken bu hareketsizlik süresi birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilir. Dolayısıyla hareketsiz kalan kemik ve kas dokusu, kullanmamaya bağlı olarak zayıflar. Yumuşak dokular ilk haftadan sonra esnekliğini kaybetmeye başlar ve birkaç hafta içinde eklemlerde de hareket kısıtlılığı başlar.

Önkolda  dirsek ile el bileğii arasında bulunan, radius ve ulna kemikleri ile üst tarafında humerus adlı kol kemiği ve aşağı tarafta 8 adet küçük kemikten oluşan el ve el bileği kemikleri vardır. Radius ve ulnanın alt uç kırıkları en sık görülen kırık şeklidir. Cerrahi müdahale kırığın yeri, parçalanma durumu, yer değiştirme, açılanma, kırığın açık yahut kapalı oluşuna ve kaç kemikte kırık olup olmadığına bağlıdır. Sporcularda ve yaşlılarda travmalara bağlı oluşur.  


Kırık Sonrası Fizik Tedavi

Travma sonrası oluşan bir kırık, kimi zaman alçıya alınır, kimi zaman da eğer parçalı kırık ise önce vidalarla stabilize edilir ve sonra atele alınır. Alçı çıkarıldıktan sonra rehabilitasyon süreci başlar. Sporcularda bir süre splint kullanılması faydalıdır. İyileşme süreci kırığın tipine, hastanın yaşına ve beslenmesine ve fizik tedavi sürecine bağlıdır. Alçı sonrası çevre kaslar zayıfladığı için, bu kaslar güçlendirilmeli ve eklem kısıtlıkları mobilize edilerek açılmalıdır. Mobilizasyonun en çok tercih edilme sebebi ağrısız oluşu ve hızlı sonuç vermesidir. Elektroterapi uygulamalarıyla ağrı azaltılabilir. Zayıflamış kaslar elektrik uyarılarıyla pasif olarak güçlendirilir. Hücre yenilenmesini kolaylaştırır ve kan dolaşımını arttırıcı etkisi vardır. İyileşme sürecinde zayıf kasları kuvvetlendirme ile beraber, eklemin doğru hareket paterninde çalıştırmak için de kinezyolojik bantlama teknikleri de kullanılabilir. Bantlama, hareketler sırasında zayıf kaslara aşırı yük binmesini engeller ve koruyucu bir görev görür.

Özellikle diz kapağı kırığı, fibula kırığı, bilek kırığı ve talus kırığında fizik tedavi ve rehabilitasyon güç kaybının geri döndürülmesinde etkin rol oynar.

Yatak Yarası ve Bası Yarası Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yatak yarasının oluşma sebebi, kişinin tek bir pozisyonda uzun bir süre geçirmek zorunda kalmasıdır. Felç, inme, omurilik yaralanmaları, ALS, yaşlılık, koma gibi bir çok durumda sabit pozisyonda uzun süreli yatış yatak yaralarının oluşumuna sebep olmaktadır.

Yatak yarası tabiri daha çok halk arasında kullanılır; bası yarası, basınç ülseri, dekübit ülseri olarak da bilinmektedir. Vücudun herhangi bir bölümünü etkileyebilir. Sürtünme veya baskı yatak yaralarının oluşumuna sebep olabilir. Dirsekler, dizler, topuklar, kuyruk sokumu ve ayak bileği çevresindeki kemik bölgeleri daha hassastır.

Bası yaraları tedavi edilebilen rahatsızlıklardır ancak tedavi çok gecikirse ölümcül komplikasyonlara dahi yol açabilme potansiyeline sahiptirler. ABD’de yoğun bakım servislerindeki yatak yarası yoğunluğunun %17 – 21 arasında olduğu hesaplanmıştır. Bu oran maalesef ki Türkiye’de daha yüksektir.

Yatak yaraları hakkında bilinmesi gereken 5 gerçek

• Hareket etmekte zorlanan bireyler etkilenir.

• Kemik çıkıntılı kısımlar daha yüksek baskıya maruz kaldıkları için daha risklidir.

• Evre evre gelişir. Erken evrede teşhiş tedaviyi kolaylaştırır. Komplikasyon riski azalır.

• Hastaların pozisyonlanması, yatma yönlerinin sık sık değiştirilmesi yatak yaralarını engellemenin en önemli yoludur.

yatak yarası
Yatak yarasını derinliğine göre 4 evrede inceleyen bir görsel.

Yatak yaraları 4 evre olarak değerlendirilebilir:

• Cilt kırmızı görünür ve temasta o bölge sıcak hissedilir. Kaşıntılı olabilir.

• Ağrılı açık bir yara ya da etrafında renksiz bir deri ile bir blister olabilir.

• Derini  altında doku hasarı nedeniyle kraterimsi çukur bir görüntü oluşur.

• Deride ve dokuda ciddi hasar görünür. Enfeksiyon beraberinde olabilir. Kaslar, kemikler ve tendonlar dışardan gözlemlenebilir.

• Yara enfekte haldedir. Alttaki dokular görünür. Enfeksiyon tüm vücuda yayılmıştır.

Yatak Yaralarının Tedavisi Nasıl Olur? Yatak Yaralarına Ne İyi Gelir?

Yara iyileşmesine dair önemli bir bilgi vermek gerekirse, açık bir yaranın büyük bir hızla iyileşemeyeceği gerçeğidir. İyileşme gerçekleştiğinde bile yatak yarasının verdiği hasar nedeniyle doku yükseklik farkları oluşabilir. İleri evre yaralara ameliyat ile müdahale etmek gerekebilir. Düşük evrede tespit edilen bası ülserleri doğru tedavi uygulmasıyla birkaç hafta içinde iyileşir.

Yatak Yarası Tedavisinin Aşamaları

Basıncın kaldırılması ve pozisyonlama: Aynı bölgeye olan sürekli bası zaten ana etkendir. Sabit duruş dolaşımı bozuyor, terleme ve nem ile birleştiğinde cildi kolay yara açılır bir hale getiriyor. Hastaya sıklıkla pozisyon değiştirilir. Köpük ped ve yastıklar yardımıyla yaranının üzerindeki basınç kaldırılır.

Yaranın temizlenmesi: Küçük yaralar yumuşak müdahaleler ile sabun ve su aracılığı ile temizlenebilir. Açık yaralar her sargı değişiminde solüsyon ile temizlenmelidir.

İdrar ve dışkı kontrolünün sağlanması: Yaranın hijyeninin sağlanması açısından elzemdir. İdrar ve dışkı teması ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.

Ölü dokunun çıkartılması: İltahaplanmış ve ölü dokunun debritmanı yapılır.

Pansuman: yaranın korunması ve iyileşmenin hızlanması için uygulanır. Ölü dokuları çözer, enfeksiyona karşı koruyucu rol üslenir.

Antibiyotik kullanımı: Yaraya krem yoluyla uygulanabilir aynı zamanda gereksinimde ağız yoluyla da antibiyotik kullanımı gerekebilir.

Erken dönem basit yaralar evde dahi tedavi edilebilirken nispeten şiddetli yaralar için mutlaka bir sağlık profesyöneli ile tedavi edilmelidir.

Diz Protez Ameliyatı ve Evde Fizik Tedavi

diz protez, diz artroplasti
Diz artroplasti cerrahisinin ardından implantlar nedeni ile diz röntgeni böyle görünmektedir.

Diz Protez Ameliyatı Nedir?

Diz protez, total diz replasmanı, diz artroplastisi gibi isimlendirmelerin bütünü aynı tıbbi durum için kullanılmaktadır. Bireyler artrit (kirençlenme) veya çeşitli yaralanmalar nedeyle diz problemleri yaşayabilirler. Bu durumlar istirahat halinde (dinlenme, uzanma, uyku) ağrıya sebep olabilir. Baston, tripod, walker gibi yürüme destek cihazları, ilaç tedavisi, fizik tedavi gibi uygulamaların hastaya artık yardımcı olamadığı durumlarda total diz protezi ameliyatı düşünülebilir.

Diz protez cerrahisi ile ağrıyı geçirmek, dizdeki deformiteleri düzeltmek ve kişinin günlük yaşamına dönmesini sağlamak mümkündür. Güvenli olduğu kadar da etkili bir operasyondur. Ağrısı dinen ve sorunlu eklemden kurtulan kişi doğru fizik tedavi yöntemlerinin uygulanmasıyla yürüme fonksiyonlarını ve kolaylığını geri kazanır. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 600 bin dolaylarında diz protez cerrahisi yapılmaktadır.

Diz artroplasti ameliyatında dizdeki alt ve üst kemiklerin yüzeylerine metal implantlar yerleştirilir. Bu sayede ağrıya sebep olan dokulardan uzak bir diz yapısı oluşturulur. Temelde çimentolu, çimentosuz diye bilinen 2 farklı yöntem bulunur. Buna sizin durumunuza göre ortoledistiniz karar verir.

Neden diz protezi ameliyatı olmam gerekti?

Uzun süreli diz ağrılarının ve buna bağlı fiziksel kaybın (yürümede zorluk vb.) en yaygın nedeni artrittir. Bir çok artrit tipi olmasına karşın en yaygın üç tipi osteoartrit, travma kökenli artrit ve romatoid artrittir.

Osteoartrit de diğer artrit tipleri gibi halk arasında kireçlenme olarak bilinir. Yaşla da ilişkili olarak eklem dokusunda yıpranma, aşınma emareleri görülür. Diz dokusundaki kayıplar neticesinde kemikler birbirlerine sürtünürler. Bu sürtünmenin sürekliliği neticesinde dizde ağrı, diz harekeylerinde kısıtlanma ve sertlik görülür.

Romatoid artrit, adından da anlaşılacağı gibi romatoloji bölümüyle ilgili, otoimmün bir durumdur. Eklemi saran yapı iltihaplanır. Bu iltihap neticesinde kalınlaşma, ağrı ve sertlik görülür.

Diz Protez Ameliyatlarında Evde Fizik Tedavi

Diz protez ameliyatları oldukça başarılı yöntemler de olsalar süreç dikkatli yönetilmelidir. Cerrahın kontrol ve muayenelerinin yanında fizyoterapist eşliğinde hastanın ağrı kontrolü, inflamatuvar mekanizmalar fizik tedavi modaliteleriyle kontrol altında tutulmalıdır. Hastanın bilimsel yöntemlerle belirlenmiş fizik tedavi ve rehabilitasyon protokolleri ve cerrahın yönlendirmeleri doğrultusunda hastanın kaslarının kuvvetlendirilmesi, doğru şekilde ve zamanda ayağa kaldırılması ve doğru miktarda dizine yük verilmesi gerekmektedir. Süreç doğru yönetildiğinde hasta herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadan süreç sonlandırılır ve hasta ağrısız ve aktif günlerine geri dönebilir.

Fizik Tedavi ve Fizyoterapist Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Fizik Tedavi ve Fizyoterapist Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Fizik tedavi ve fizyoterapist hakkında doğru bilinen yanlışlar hastalarımızı bilinçlendirmek amacıyla bu yazımızda  belirtmeye çalışacağız. Bu yazımızda fizik tedavi ve rehabilitasyon hakkında yanlış bilinenlere, ön yargılara değineceğiz, size doğru bilgileri birinci ağızdan sunmaya çalışacağız.

1. Yanlış: Fizik tedavi masajdır.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon biliminde litaratüre geçmiş 20.000’den fazla teknik vardır. “Tıbbi masaj” bunlardan sadece biridir. Manupilasyon, mobilizasyon, traksiyon gibi teknikler masaj değildir. Biyomekanik düzeltme amacıyla yapılan ciddi anatomik bilgi, deneyim ve eğitim gerektiren tekniklerdir. Yapılan uygulamalarda yapılan her tutuşun, pozisyonun manevranın anlamı vardır. Eğitimli ellerden çıkmayan tedavliler hastaya kalıcı zararlar verebilir.

2. Yanlış: Fizik tedavi elektriktir.

Aletler ve Cihazlar sayfamızda bahsettiğimiz nöromusküler elektrik stimülasyonu ve transkuteneal elektriksel sinir stimülasyonu cihazlarını tedavide sıkça kullansak bile, bu tedavi yöntemlerinden sadece biridir.Halk arasında “elektrik bağlanması” olarak ifade edilen bir uygulamadan ibaret değildir. Etkin ve bilimseldir. Bu cihazlarda yüzlerce çeşit akım türü bulunmaktadır. Elektroterapi doğru uygulandığında, fizyoterapistin işini kolaylaştırmakta ve hastaya ciddi katkılar sağlamaktadır. Maharetin cihazda değil, doğru tercihi yapan fizyoterapistte olduğu unutulmamalıdır.

3. Yanlış: Fizik tedavi büyük ve pahalı makinelerle yapılırsa çok faydalı olur.

Robotik yürüme, traksiyon vb. bir çok cihazı çeşitli hastalıklarda kullanabilmekteyiz. Ama literatür bilgilerine bakıldığında hemen hemen tüm hastalıklarda birincil tedavi fizyoterapistlerin manuel uygulamaları ve egzersizdir. Bu büyük ve pahalı makineler tedavinin bir parçasıdır, aslı değildir.

4.Yanlış:Fizik Tedaviye gittim ama fayda görmedim?

Fizik tedavinin hastalıkların önlenmesinde ve karşılaşılan problemlerin etkilerinin azaltılmasında yararlı olduğu artık kaçınılmaz bir gerçektir. Eğer alınan tedaviden fayda sağlanamadıysa ya uygulanan tedavi eksik veya yanlış ya da sonuçlarının ortaya çıkması için belli bir süre geçmesi gerektiği içindir. Genelleme yapılarak fizik tedaviden fayda görmedim demek gerçekçi bir bakış açısı sağlamadığı gibi bireylerin tedaviye olan inancını da azaltmaktadır.

Kinezyolojik Bantlama

Kinezyolojik Bantlama

Kinezyolojik Bantlama Nedir? 
Kinezyolojik bantlama, evde fizik tedavi verdiğimiz hastlarımızda da kullandığımız bir yöntemdir. Kinezyolojik bant tek yönlü esnek, sağlam, hava ve suyu geçirebilen kaliteli dokuya sahip cilt üzerinden uygulanan bir bant çeşididir. İçeriğinde herhangi bir etken madde bulunmaz, adından da anlaşılacağı gibi vücudun kinezyolojisine uygun şekilde uygulanarak etki etmesi sağlanır.

Kinezyolojik Bantlama Hangi Durumlarda Uygulanır?
Kinezyolojik bantlar halk arasında ağrı bandı olarak bilinse de bu isimlendirme doğru değildir. Çok çeşitli durumlarda kullanılabilir. Ağrı sadece bunların bir tanesidir.

  • Ağrı (kas spazmı, bel-boyun fıtığı, omuz, diz problemler vb.)
  • Ödem (şişlik)
  • Kası uyarma
  • Kasa destek olma
  • Travma sonrası ekstremitenin pozisyonlanması
  • İnme, CP vb. uzuvlarda duruş bozukluklarında mekanik düzeltme sağlanması
  • Duruş (postür) bozuklukları
  • Skar doku (yara dokusu, ameliyat izi)

Kinezyolojik Bantlama Asıl Tedavi Değildir
Kinezyolojik bantlama asıl tedavi değil, destek tedavi yöntemidir. Mevcut tedaviye destek sağlamak, süreci kolaylaştırmak ve hızlandırmak için kullanılır. Etkin bir yöntemdir.

Kinezyolojik Bantlamayı Kim Uygular?
Kinezyolojik bantlama eğitimini almış fizyoterapistler ve hekimler uygulayabilir.

Evde Fizik Tedavi

UnknownSize En Uygun Evde Fizik Tedavi Çözümleri
İstanbul’un dört bir yanında iletişim halinde olduğumuz fizyoterapistleri, hastalığınıza ve oturduğunuz yere en uygun şekilde size ulaştırıyoruz. Bir ücret/komisyon talep etmiyoruz. Sadece sizi, size uygun fizyoterapiste yönlendiriyoruz.

Neden Evde Fizik Tedavi?Unknownc
Hastanızın transfer problemi mi var? Ağır vakalarda transfer problemi hem hastanın hem hasta yakınlarının motivasyonunu ciddi anlamda etkiliyor, tedaviyi zorlaştırıyor. Hastaneye gitmek zorunda kalmadan tedavinizi evinizde sürdürebilirsiniz.

UnknownvZamandan ve Paradan Tasarruf

Sanılanın aksine evde fizik tedavi görülmesi daha tasarrufludur. Fizik tedavi merkezlerine ödenen ücretlerden çok daha uygun ücretlere eve fizyoterapist çağırabilirsiniz. Yol, ulaşım, tranfer gibi olumsuzluklarla uğraşmadan tedavi evinizde, belirlenen saatlerde uygulanır.

iAklınızda soru işaretleri mi var? Evde Fizik Tedavi Nasıl Yapılır? sayfamızı inceleyin. Her türlü sorunuz ve talebiniz için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Protez Ameliyatı Sonrası Evde Fizik Tedavi

Protez ameliyatı sonrası evde fizik tedavi ile cerrahinin getirdiği dezavantajlardan kurtulabilirsiniz. Kireçlenme (osteoartrit), eklemdeki kıkırdak yapısının bozulmasına neden olan bir hastalıktır. Kıkırdak ve kemik yapıdaki bozulmalar sonucu kemikte şekil bozuklukları meydana gelir. İlerleyen süreç fizik tedavi ile kontrol altına alınmayacak olursa protez ameliyatına götürebilmektedir.

Protez Ameliyatı Sonrası Evde Fizik Tedavi

Kireçlenme yavaş seyirli bir hastalıktır. Ani olarak ortaya çıkmaz. Hasta eklemlerde kısıtlılık ve ağrıya sebep olur.

Kireçlenme daha çok yaşlı insanlarda görülür. 40 yaşından önce çıkma ihtimali düşüktür. 60 yaş civarı hastaların yaklaşık yarısında kireçlenme mevcuttur. Kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görlür.

Kireçlenme doğuştan gelen sebepler ya da daha sonra travma gibi eklem yapısında bozulmalara sebep olan yapısal bozukluklar, eklemin işleyişini bozarak hastalık gelişme riskini artırmaktadır. Aşırı kilo, eklemlere binen yükü arttırdığı için kireçlenmeye olumsuz yönde etki etmektedir. Bazı ailelerde daha fazla görülürken bazı ailelerde daha az görülmektedir. Bu da ailevi yatkınlıktan kaynaklanmaktadır. Kireçlenme, başta diz ve kalça olmak üzere omuz , el parmakları, ayak parmakları omurga gibi eklemleri de tutmaktadır.

Kireçlenme Sonrası Protez Ameliyatı

Protez ameliyatı bozulmuş, çalışmayan eklem yüzlerinin protez ile değiştirilmesidir. Vücuttaki birçok ekleme bozulduğunda protez ameliyatı yapılabilir. Ameliyat sonrası hastalar ağrısız, eklem hareket açıklıkları normal olan ve fonksiyonel bir ekleme kavuşması hedeflenir.

En sık ameliyat yapılan eklemler diz ve kalça eklemleridir. Bunun dışında omuz, el ve ayak eklemlerine protezler yerleştirilebilir. Özellikle diz ve kalça eklemlerinde kireçlenme olan hastaların bir çoğunda kilo problemi de vardır.

Protez Ameliyatı Sonrası Evde Fizik Tedavi

Ameliyat sonrası fizik tedavi 2. Günden itibaren başlaması gerekir. Fizyoterapist  sizi değerlendirdikten sonra yatak içi egzersizlere fizyoterapist eşliğinde başlanır. Hastaneden taburcu olduktan sonra yatak içi kuvvetlendirme egzersizlerine geçilir. Gerek klinikte gerek ev ortamında fizik tedavi uygulamaları fizyoterapist eşliğinde yapılmalıdır.

Dikişler alındıktan sonra fizyoterapist operasyonu yapan ortopedistle de konsülte şekilde tedavilere devam eder. Bu süreçte Fizik tedaviniz genellikle haftada 3 gün olmak üzere 3. ayın sonuna kadar devam edecektir. Fizik tedavi operasyon gibi deneyimli fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır. Sonuç olarak kaliteli fizik tedavi tamamlayıcı en etkili faktörlerden biridir. Normal eklem hareket açıklığı kazanılması, yeterli kas kuvvetinin kazanılması hedeflenir.

Kalça protezi ve diz protezi ameliyatlarından sonra fizik tedavi uygulamaları klinikte yapılabileceği gibi ev ortamında da uzman fizyoterapistler eşliğinde yapılabilir. Gerekli fizik tedavi modaliteleri ev ortamında fizyoterapist tarafından temin edilmektedir.