Kategori arşivi Nörolojik Fizik Tedavi

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

ALS Nedir? ALS Hastalarında Evde Fizik Tedavi

Amyotrofik lateral skleroz (ALS), ilerleyici bir nöromüsküler hastalıktır. ALS beyinde (üst motor nöronlar) ve omurilikte (alt motor nöronlar) olan motor sinir hücrelerinin kaybından doğar. Motor nöronlar artık kaslara dürtüler gönderemediğinden, kaslarda erime ve kaslarda güçsüzlük başlar. Kişinin zihinsel fonksiyonları ise bozulmaz. ALS hastası kişinin akıl yürütme, görme, duyma yahut tat alma, koku ve dokunma hissi kaybolmaz. Çoğu durumda, ALS’li kişinin cinsel, bağırsak veya mesane fonksiyonları etkilenmez.

ALS hastalığında fizik tedavi

Başlangıç belirtileri her hastada aynı olmaz. Hastanın farkedebileceği ilk belirti, bir kolda yahut bacakta güçsüzlük veya incelmedir. Örneğin; düğme ilikleme, anahtarla kapıyı açma, çanta taşıma, kalem tutma vb.
ince motor hareketler zorlaşır. Bazı hastalarda ise, konuşma ya da yutma zorluğu şeklinde başlar. Peltek, genizden konuşma başlar. Kaslarda seyirme ve kramp bu belirtilere eşlik eder.

Als tanısı konan bütün kişilerde, ortak bir özellik bulunmadığı için nedeni halen bilinmemektedir. Hastalığın tanısı nörolog tarafından, elektromiyografi (EMG) ile değerlendirilerek koyulur. Hastalık her insanda ortaya çıkabilir. Erkeklerde kadınlara oranla biraz daha sık görülür. Ortalama başlangıç yaşı 50’dir. Ancak, çok genç yaşta da, çok ileri yaşta da görülebilir. Doktorlar tarafından aşağıda birkaç farklı türde sınıflandırılmışlardır;

Klasik ALS

Üst ve alt motor sinir hücrelerinde (nöron) bir bozulma ile karakterize olan ilerleyici bir nörolojik hastalık. Bu ALS türü, ALS’li tüm insanların üçte ikisini etkiler.

İlerici Bulbar Palsi (PBP)

Düşük motor sinir hücresi (nöron) bozulması nedeniyle konuşma bozukluğu, çiğneme ve yutma güçlüğü, solunum yetmezliği, öksürme ve dilde fiziksel yetersizlik problemleri ortaya çıkar. Bu bozukluk, ALS’li tüm insanların yaklaşık % 25’ini etkiler.

Progresif Kas Atrofisi (PMA)

Alt motor nöronların bozulduğu ilerleyici bir nörolojik hastalık. Üst motor nöronlar iki yıl içinde etkilenmezse, hastalık genellikle alt motor nöron hastalığı olarak kalır.

Primer Lateral Skleroz (PLS)

Üst motor sinir hücrelerinin (nöronlar) bozulduğu ilerleyici bir nörolojik hastalık. Alt motor nöronları şayet iki yıl içinde etkilenmezse, hastalık genellikle bir üst motor nöron hastalığı olarak kalır. Bu tüm ALS biçimlerinin en nadiridir.

ALS Nasıl Tedavi Edilir ? 

Henüz etkin bir tedavi yöntemi yoktur. Kişileri daha rahat ve konforlu hale getirebilecek semptomatik tedaviler mevcuttur. Fizyoterapi ve rehabilitasyon hastanın hareketliliğini korumak açısından gereklidir. Zira kas sertliği, kas krampları ve sıvı tutulmaları uzman bir fizyoterapistin uygulamalarıyla hafifletilebilir. Bu da hastanın mobilitesi ve güvenliği açısından oldukça faydalıdır. Yürüme, antrenman ve hafif aerobik egzersizleri ile de etkilenmemiş olan kaslar güçlendirilir. Esneme ve kas üzerinden gerçekleştirilen hareket alıştırmaları ile beraber uygulanan elektroterapi, kasların fiziksel yeterliliklerini kaybetmemesine ve spastisitenin verdiği acıyı azaltmaya yarar. Buna ilaveten destek ayakları, elektrikli yatak, yürütücü ve tekerlekli sandalye gibi aletler, hastanın hareketli kalmasını sağladığı için, hastayı oldukça rahatlatır.

Yatan duruma gelmiş ve motor hareketin kaybolduğu hastalarda fizik tedavi ve rehabilitasyonun amaçları biraz daha farklılaşmaktadır. Yatan duruma gelen hastada hareketsizliğe bağlı olarak eklem ve kas sertlikleri, esneklik kaybı görülür. Kan dolaşımı yavaşlar ve neticesinde doku beslenmesi azalır. Bası yaraları görülme riski artar. Bu risklerin ortadan kaldırılması hedeflenir. Fizyoterapist eliyle yaptığı eklem mobilizasyonu, germe,  range of motion egzersizleri gibi uygulamalarla bu riskleri minimize eder. Hastanın ağrılı bir yaşam sürmesine engel olur. Yatan duruma gelmiş hastanın hastaneye transferi ciddi bir sorun olduğu için evde fizik tedavinin önemi bu aşamada belirginleşir.

Fizik Tedavi ve Fizyoterapist Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Fizik Tedavi ve Fizyoterapist Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Fizik tedavi ve fizyoterapist hakkında doğru bilinen yanlışlar hastalarımızı bilinçlendirmek amacıyla bu yazımızda  belirtmeye çalışacağız. Bu yazımızda fizik tedavi ve rehabilitasyon hakkında yanlış bilinenlere, ön yargılara değineceğiz, size doğru bilgileri birinci ağızdan sunmaya çalışacağız.

1. Yanlış: Fizik tedavi masajdır.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon biliminde litaratüre geçmiş 20.000’den fazla teknik vardır. “Tıbbi masaj” bunlardan sadece biridir. Manupilasyon, mobilizasyon, traksiyon gibi teknikler masaj değildir. Biyomekanik düzeltme amacıyla yapılan ciddi anatomik bilgi, deneyim ve eğitim gerektiren tekniklerdir. Yapılan uygulamalarda yapılan her tutuşun, pozisyonun manevranın anlamı vardır. Eğitimli ellerden çıkmayan tedavliler hastaya kalıcı zararlar verebilir.

2. Yanlış: Fizik tedavi elektriktir.

Aletler ve Cihazlar sayfamızda bahsettiğimiz nöromusküler elektrik stimülasyonu ve transkuteneal elektriksel sinir stimülasyonu cihazlarını tedavide sıkça kullansak bile, bu tedavi yöntemlerinden sadece biridir.Halk arasında “elektrik bağlanması” olarak ifade edilen bir uygulamadan ibaret değildir. Etkin ve bilimseldir. Bu cihazlarda yüzlerce çeşit akım türü bulunmaktadır. Elektroterapi doğru uygulandığında, fizyoterapistin işini kolaylaştırmakta ve hastaya ciddi katkılar sağlamaktadır. Maharetin cihazda değil, doğru tercihi yapan fizyoterapistte olduğu unutulmamalıdır.

3. Yanlış: Fizik tedavi büyük ve pahalı makinelerle yapılırsa çok faydalı olur.

Robotik yürüme, traksiyon vb. bir çok cihazı çeşitli hastalıklarda kullanabilmekteyiz. Ama literatür bilgilerine bakıldığında hemen hemen tüm hastalıklarda birincil tedavi fizyoterapistlerin manuel uygulamaları ve egzersizdir. Bu büyük ve pahalı makineler tedavinin bir parçasıdır, aslı değildir.

4.Yanlış:Fizik Tedaviye gittim ama fayda görmedim?

Fizik tedavinin hastalıkların önlenmesinde ve karşılaşılan problemlerin etkilerinin azaltılmasında yararlı olduğu artık kaçınılmaz bir gerçektir. Eğer alınan tedaviden fayda sağlanamadıysa ya uygulanan tedavi eksik veya yanlış ya da sonuçlarının ortaya çıkması için belli bir süre geçmesi gerektiği içindir. Genelleme yapılarak fizik tedaviden fayda görmedim demek gerçekçi bir bakış açısı sağlamadığı gibi bireylerin tedaviye olan inancını da azaltmaktadır.

Kinezyolojik Bantlama

Kinezyolojik Bantlama

Kinezyolojik Bantlama Nedir? 
Kinezyolojik bantlama, evde fizik tedavi verdiğimiz hastlarımızda da kullandığımız bir yöntemdir. Kinezyolojik bant tek yönlü esnek, sağlam, hava ve suyu geçirebilen kaliteli dokuya sahip cilt üzerinden uygulanan bir bant çeşididir. İçeriğinde herhangi bir etken madde bulunmaz, adından da anlaşılacağı gibi vücudun kinezyolojisine uygun şekilde uygulanarak etki etmesi sağlanır.

Kinezyolojik Bantlama Hangi Durumlarda Uygulanır?
Kinezyolojik bantlar halk arasında ağrı bandı olarak bilinse de bu isimlendirme doğru değildir. Çok çeşitli durumlarda kullanılabilir. Ağrı sadece bunların bir tanesidir.

  • Ağrı (kas spazmı, bel-boyun fıtığı, omuz, diz problemler vb.)
  • Ödem (şişlik)
  • Kası uyarma
  • Kasa destek olma
  • Travma sonrası ekstremitenin pozisyonlanması
  • İnme, CP vb. uzuvlarda duruş bozukluklarında mekanik düzeltme sağlanması
  • Duruş (postür) bozuklukları
  • Skar doku (yara dokusu, ameliyat izi)

Kinezyolojik Bantlama Asıl Tedavi Değildir
Kinezyolojik bantlama asıl tedavi değil, destek tedavi yöntemidir. Mevcut tedaviye destek sağlamak, süreci kolaylaştırmak ve hızlandırmak için kullanılır. Etkin bir yöntemdir.

Kinezyolojik Bantlamayı Kim Uygular?
Kinezyolojik bantlama eğitimini almış fizyoterapistler ve hekimler uygulayabilir.

Evde Fizik Tedavi

UnknownSize En Uygun Evde Fizik Tedavi Çözümleri
İstanbul’un dört bir yanında iletişim halinde olduğumuz fizyoterapistleri, hastalığınıza ve oturduğunuz yere en uygun şekilde size ulaştırıyoruz. Bir ücret/komisyon talep etmiyoruz. Sadece sizi, size uygun fizyoterapiste yönlendiriyoruz.

Neden Evde Fizik Tedavi?Unknownc
Hastanızın transfer problemi mi var? Ağır vakalarda transfer problemi hem hastanın hem hasta yakınlarının motivasyonunu ciddi anlamda etkiliyor, tedaviyi zorlaştırıyor. Hastaneye gitmek zorunda kalmadan tedavinizi evinizde sürdürebilirsiniz.

UnknownvZamandan ve Paradan Tasarruf

Sanılanın aksine evde fizik tedavi görülmesi daha tasarrufludur. Fizik tedavi merkezlerine ödenen ücretlerden çok daha uygun ücretlere eve fizyoterapist çağırabilirsiniz. Yol, ulaşım, tranfer gibi olumsuzluklarla uğraşmadan tedavi evinizde, belirlenen saatlerde uygulanır.

iAklınızda soru işaretleri mi var? Evde Fizik Tedavi Nasıl Yapılır? sayfamızı inceleyin. Her türlü sorunuz ve talebiniz için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Trafik Kazası Sonrası Evde Fizik Tedavi

Trafik kazalarını 2 başlık altında inceleyebiliriz:
1. Araç içi trafik kazası.
2. Araç dışı trafik kazası.

Trafik kazaları sonucu oluşan yaralanmaları ise fizik tedavi ve rehabilitasyon açısından yine 2 başlık altında topluyoruz:
1. Ortopedik yaralanmalar: Kas, iskelet, cilt ve sinir dokusunda meydana gelen yaralanmalar.
2. Spinal kord yaralanmaları: Omurga kırıkları sonucu, omurilik felci.
3. Travmatik beyin hasarları: Kaza neticesinde ortaya çıkan kanama sonucu beyin dokusunun hasarlanması. Travmatik beyin hasarlı hastaların çoğuna ortopedik yaralanmalar da eşlik eder.

Sadece ortopedik yaralanmalara maruz kalan hastalar evde fizik tedavi için kas tendon yırtıkları, skar doku tedavisi, kırık ve eklem hareket açıklığı tedavisi gibi tedaviler uygulanırken travmatik beyin hasarı olan hastalara nörolojik rehabilitasyon uygulanır. Nörolojik rehabilitasyonla ilgili daha fazla bilgi almak için diğer yazılarımıza bakabilirsiniz.

Felçli Hastalarda Evde Fizik Tedavi Nasıl Yapılır? Felç Nedir?

Felç (SVO-İnme-Stroke) Nedir?

Serebrovasküler olay (SVO), inme (stroke) olarak da isimlendirilen bu klinik tablo, felçli hastalarda evde fizik tedavi rehabilitasyona en sık başvurulan sebeplerin başında gelmektedir. Beynin kontralateral hemisferini besleyen damarlarından birinin tıkanması veya yırtılması sonucu meydana gelen nöromusküler disfonksiyondur. Tek tarafta alt ve üst eksremitede (kol ve bacakta) karakteristik özellikleri olan tutulum görülür. Beyine giden damarlarda oluşan patolojik değişiklikler, travma veya serebrovasküler bazı hastalıklar, bu nörolojik tabloya sebep olabilir. Çeşitli yaş gruplarında ortaya çıkabilir, genelde kırk yaşından önce görülmez. Yaşam süresi uzadıkça felçli hasta sayısında artış görülür.

Felç Risk Faktörleri:

  • Yaş, Transient İskemik Atak
  • Hipertansiyon,
  • Obezite
  • Sedanter yaşam (Haraketsiz)
  • Diyabet
  • Kardiak bozukluklar
  • Hiperlipidemi
  • Sigara, kahve
  • Östrojen bulunduran ilaçlar

Felçli Hastalarda Evde Fizik Tedavi ve Fizik Tedavinin Önemi

Fizik tedavi ve rehabilitasyonun en önemli yer tuttuğu problemlerden biri de felçtir. İnme 65 yaş üzeri popülasyonda ölümlerin %88’ini, endüstriyel ülkelerdeki tüm ölümlerin %10’unu oluşturmaktadır. İnme hastanın yaşamını önemli şekilde etkiler. Bu durum hastalarda sürekli özür oluşturarak uzun süreli bakıma ihtiyaç duymalarına sebep olabilir. İnmeden sonra kişiler çeşitli karmaşık fiziksel, psikolojik ve sosyal sorunlar yaşarlar.

Felçli hastalarda doğru şekilde uygulanan rehabilitasyon, aile eğitimi ve ev modifikasyonları ile hastada çok başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. İnmede fizik tedavi hastanın durumu stabil olur olmaz başlamalıdır. Hasta için lezyon geçirildikten sonra öncelikli olarak ilk 6 ay, daha sonra ilk 2 yıl klinikte ve evde fizik tedavi çok önemlidir. 2 yıldan sonrada başarılı sonuçlar elde edilebilmesine rağmen 2 yıldan sonra fizik tedaviyi sosyal güvenlik karşılamadığı için fizik tedavi bir kenara bırakılıyor. Felçli hastalarda evde fizik tedavi bu evrede hastanın uzun dönem problemlerinin ortadan kaldırılması ve sosyal hayata katılımının artırılması açısından önemlidir.

Hastalarda doğru belirlenmiş bir tedavi programı ile çok ciddi geri dönüşler sağlanabilmektedir. El fonksiyonları ve yürüme başarılı bir şekilde geri kazanılabilmektedir. Bu nedenle felçli hastalarda evde fizik tedavi bir çözüm olarak hasta ve yakınları tarafından düşünülmelidir.