Kategori arşivi Kategorilenmemiş

Lenfödem Tedavisi ve Manuel Lenf Drenajı

Lenfödem Nedir?

Lenfödem, lenfatik sistemin bozulmuş akıştan kaynaklı bir ve/ya birden fazla ekstremitenin şişmesidir. Lenfatik sistem, vücuttaki proteinlerden, lipidlerden ve atık ürünlerden fazla miktarda lenf sıvısı toplamak için vücuttaki bir damarlar (lenf damarları) ağıdır. Bu sıvı daha sonra atık ürünleri filtreleyen ve lenfosit adı verilen enfeksiyonla mücadele eden hücreleri içeren lenf düğümlerine taşınır. Lenf damarlarındaki fazla sıvı sonunda kan dolaşımına geri döner. Lenf damarları bloke edildiğinde veya lenf sıvısını dokulardan uzağa taşıyamadığında lokal şişmeler (lenfödem) ortaya çıkar. Genellikle tek bir kol veya bacağı etkiler, nadir durumlarda her iki uzuv da etkilenir.

Lenfödem Tipleri ve Belirtileri

Primer (Genetik) Lenfödem

Lenf damarlarının anatomik olarak anormalliğinin bir sonucudur. Nadir görülen kalıtsal bir durumdur.

İkincil (Edinilmiş) Lenfödem 

Lenf damarlarının ve düğümlerinin tespit edilebilir bir hasarından veya tıkanmasından kaynaklanan bir durumdur. Tıkanma lenf sıvısının boşalmasını önler dolayısıyla sıvı birikmesi şişmeye neden olur. Kanser, kanser tedavileri yahut bacak ülserleri gibi durumlar ikincil lenfödem örnekleridir. Şayet tedavi edilmezse kalıcı doku değişiklikleri oluşabilir.

Risk Faktörleri:

  • Lenf bezlerinin çıkarılması 
  • Lenf sıvıları akışını tıkayan lezyonlar
  • Fazla kilo veya obezite
  • Diyabet
  • Enfeksiyon
  • Radyasyon yoluyla lenf damarlarının lümenini yok eden skar dokusu
  • Ameliyat ve sonrası gelişen enflamasyon
  • Artan yaş
  • Zayıf beslenme
  • Kanser hastalığı sırasında ve/ya bitiminden sonraki dönem
  • Kemoterapi ve/ya radyasyon tedavisi
  • Yetersiz fiziksel aktivite

Belirtileri:

  • Kollar, bacaklar, cinsel organlar, yüz, boyun, göğüs duvarı ve ağız boşluğu dahil şişlik. Tüm uzuv veya sadece parça parça halde olabilir. Büyük olasılıkla tek taraflıdır, ancak bazen iki taraflı da olabilir.
  • İlgili uzuvda ağırlık veya gerginlik
  • İlgili uzuvdaki tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Şişlik ve doku değişikliği sebebiyle eklemlerde kısıtlı hareket
  • Cildin sertleşmesi, renk değişimi, kalınlaşması, gerginliğe sahip olması
  • Bacaklarda yanma hissi
  • Saç dökülmesi
  • Uyku kaybı
  • Fibrozis ödem çukur
  • Belirtiler sıcak havalarda, adet dönemlerinde ve uzuv bağımlı pozisyonda bırakılmışsa artabilir.
  • Birincil ve bağırsaktaki semptomlar; abdominal şişkinlik, ishal ve yağlı yiyeceklerin intoleransı
Lenfödem Bandajlama

Primer(Genetik) Lenfödem:

Primer lenfödem lenfatik damarlarda anormal oluşuma sebep veren genetik bir mutasyonun sonucudur. Hastalık doğumdan itibaren mevcut iken, semptomlar hayatın ilerleyen dönemlerine kadar ortaya çıkmayabilir. Primer lenfödem üç kategoriye ayrılmıştır ve semptomlar ortaya çıktığında yaşa bağlıdır.

  • Konjenital Lenfödem: Semptom olarak çoğunlukla doğumdaki kadınları %20 yaygınlıkla etkiler. Bu grupbun da içindeki küçük bir grup, milroy hastalığı olarak bilinen genetik bir hastalık gösterir.
  • Praecox Lenfödem: Doğum ile 35 yaş arasında görülür ve birincil lenfödemin en sık görülen halidir. Semptomlar genellikle ergenlik dönemindeki kadınlarda görülür.
  • Lenfödem Tarda: Semptomlar 35 yaşından sonra ortaya çıkar ve diğer iki formdan daha nadir görülür.
Sekonder(Edinilmiş) Lenfödem:

Sekonder lenfödem, çoğunlukla ameliyatla ortaya çıkan lenfatik damarların ve düğümlerin tıkanması veya derin kesik, yanıklar, radyasyon, damar sıyırma veya vücuttaki travmatik bir olaydan kaynaklanır. Meme kanseri gelişmiş ülkelerdeki en yaygın sekonder lenfödemle ilişkisi olan kanser türüdür. Meme kanserinden kurtulan her 5 kadından birinde lenfödem gelişir. Baş ve boyun kanserinde, lenfatik ve yumuşak doku problemleri, tedavi bitimini takip eden 18 ay boyunca %90 oranında, iç, dış veya kombine ödem yaşar.

Lipoödemli olan hastalar çoğunlukla mevcut lenf damarlarını yağ kümeleri bloke edecek kadar büyüdüğünde sekonder lenfödem geçirir.

Lenfödem Evreleri:

Ön Aşama:

  • Hasta, lenfatik damarların yaralanmasına bağlı olarak lenfödem gelişimi için “riskli” kabul edilir, ancak dışarıdan ödem semptomları göstermez.
  • Sentinel lenf nodu biyopsisi ve/veya radyasyon geçirmiş ancak henüz şişlik oluşmamış meme kanseri hastalarını içerir.
  • Lenfatik taşıma kapasitesi azalmış hastalarda, lenfatik aşırı yüklenmeye başlar ve bunun sonucunda da ödem oluşmasına yatkın hale getirir.

Evre 1: Lenfödemin bu aşamasında hastalardan geri dönüş alınır.

  • Bir uzvun diğerinden daha şiş yapıda olduğu gözlemlenir.
  • Hareket zorluğu ve esneklik sorunu oluşur.
  • Çukur ödemi oluşur. Bölgeye baskı uygulandığında yavaşça normale dönen bir çukur oluşur.
  • Bu aşamada şişen yer yumuşaktır. Ancak ağrı ve hassasiyet vardır.

Evre 2: Lenfödemin ikinci aşamasında hastalardan geri dönüş alınmaz.

  • Ödem hacmi arttıkça cilt ve doku kalınlaşması meydana gelir.
  • Çukurlaşmayan ödem oluşur.
  • Doku fibrozu ciltte ve alttaki dokularda sertleşmiş lekeler oluşturur.

Evre 3: Lenfostatik fil hastalığı adı ile bilinir.

  • Etkilenen bölgede fazladan ağırlık taşıma hissi olur.
  • Günlük aktiviteler yerine getirilemez.
  • Dokuda iltihaplanma/selülit oluşur.
  • Cilt renk değiştirir ve kurur ve/ya pul pul olur.
  • Uzuvlarda lenfödem lobülleri oluşur.
  • Lenf sıvısı, açılan cildin çatlaklarından akar.
  • Cildin açılmış olan çatlaklarında mantar enfeksiyonları olur.
  • Çukur kalan ödemler(pitting ödemi)

Lenf Ödem Tedavisi

Lenfödem ilerleyici bir hastalıktır ve erken teşhis çok önemlidir. Ömür boyu süren ve genellikle güçten düşürüp hareket kısıtlamasını durdurmak için teşhis ve tedavi etmek zaruridir. Hasta lenfödem tedavisi ve yöntemleri konusunda uzman fizyoterapiste başvurmalıdır.

Manuel Lenf Drenajı

Manuel lenf drenajı (MLD) şişmiş olan lenf düğümlerinin tedavisi için bulunmuş bir tekniktir. Lenfatik sıvının, şişmiş olan uzuvdan dışarı doğru hareketine yardımcı olacak olan hassas bir cilt germe masajıdır. Geleneksel masajlarla karıştırılmamalıdır. Çünkü geleneksel masaj yöntemleri tam tersi ödemi arttırabilir. MLD, lenfatik sıvının akışına yardım etmek için lenf damarlarına yapılır. Öncelikle vücudunuzun ödemden etkilenmemiş kısımlarına uygulanır ki sıvının etkilenen bölgeden çıkmasını ve bölgedeki tıkanıklığın giderilmesini sağlar. İlave olarak lenfatiklerden çıkan lenf sıvısı akışını hızlandırır ve çalışan lenf toplayıcılarının açılmasına ve sıvının taşınmasına yardımcı olur.

  • Lenf düğümlerini uyarmayı ve aktivitelerini arttırmak için lenfatiklerin ritmik kasılmalarını arttırmayı amaçlar. Böylelikle duygun lenfatik sıvı yeniden yönlendirilebilir.
  • MLD dört ana vuruştan oluşur; sabit daireler, kepçe tekniği, pompa tekniği ve döner teknik.
  • Hem önleyici tedavi hem de postoperatif rehabilitasyon tedavisi olarak etkilidir.
  • MLD ayrıca derin ve yüzeysel damarlarda kan akışını artırır.
  • Lenfödem dışında MLD, travma sonrası ve ameliyat sonrası ödem ve fizik tevadi gerektiren durumlarda faydalı olur.
  • Tedavi edilen bölgeye bağlı olarak vücutta farklı el hareketleri kullanılır. Fibroz tedavisini de içerir.
  • Cilt yağları kullanılmadan, geçiş basıncındaki değişiklikleri sürdürmek için el hareketleri ile spesifik bir yönde gidilir.
  • Basınç, lenfatik drenajı desteklemek amacıyla alttaki dokuya göre değiştirilir.
  • Fizik tedavide uygulunan uzuv mobilizasyonu ve gevşetme teknikleri, lenfatik drenaj ile birleştirilir.

Evde Manuel Lenf Drenajı

MDL, evde uygulanabilen bir yöntemdir. Elle yapılan uygulamalarla şişlik drene edilir. Sadece bandajlama gerektiği durumlarda ekipman kullanılır ve bu ekipmanlar tanışanabilirdirler.

COVID-19 Sonrası Fizik Tedavi

2020 yılı bizim için bir çok felaketle başladı. Bunlardan en kötüsü de COVID-19 veya koronavirüs olarak da bilinen yeni bir SARS virüsü olan SARS-CoV-2. (SARS-CoV-2 virüsünün yaptığı hastalığı COVID-19 olarak tanımlıyoruz.) Koronavirüsün hastalar, sağlık sistemlerimiz ve toplumumuz üzerinde ne gibi bir etkisi olacağını bilmiyorduk. Virüs hızla yayıldı ve koronavirüs hastalığı hızla bir pandemiye dönüştü.

Doğal olarak ilk odak noktası hastanede yatan, akut ve ağır hastaların tedavisiydi. COVID-19 hastalarının akut vakalarının ilk dalgasının atlatılmasıyla beraber buzdağının görünmeyen yüzünü gördük. İyileşen hastalard hastalığın neden olduğu kısa ve uzun vadeli etkileri farkettik. Bu etkilerin tedavisi için büyük bir emek gerekiyor. Bu durumda karşımıza rehabilitasyon bilimi çıkıyor. Hastalardaki kısa ve uzun dönem etkilerin silinmesinde fizyoterapistler kilit rol oynuyor.

Koronavirüs Sonrası Semptomlar

Hastalar internet ortamında yorgunluk, kas güçsüzlüğü, nefes darlığı ve yaşam kalitesinde düşüş gibi problemlerden bahsetse de konu hakkında şu ana kadar çok fazla bilimsel makale yayınlanmış değil. Bir çalışmaya göre COVID-19 geçirmiş ve iyileşmiş hastaların erken dönem değerlendirmesinde hastaların yarısında nefes darlığı ve yorgunluk, 4 de 1’inde göğüs ve eklem ağrısı görülmeye devam edilmiş.

Fizyoterapistlerin Koronavirüs atlatmış hastalarda olan rolü

Royal Dutch Society for Physiotherapy COVID-19 sonrası hastalardaki önerilerle ilgili olarak yayınladığı makalede “Fizyoterapist, günlük fiziksel işlevlerinde kısıtlamalar yaşayan COVID-19 hastalarının rehabilitasyonunda kilit bir rol oynayabilir” açıklaması yapıyor.

Hastaneden taburcu olduktan veya evde tedaviden sonraki ilk altı hafta  

COVID-19 sonrası fizyoterapiste başvurma

Hastaneden taburcu edilen hastalar genellikle günlük yaşam aktivitelerini kademeli olarak artırma tavsiyesi alırlar ve evde yapmaları için fonksiyonel fiziksel egzersizler verilir. 

Fizyoterapist tarafından COVID-19 sonrası hasta değerlendirmesi – ilk konsültasyon

Öneriler, hastaneden taburcu olduktan sonraki ilk 2 hafta içinde veya semptomlar azaldıktan sonra fizyoterapisle iletişime geçilmesini öngörmektedir. Bu ilk danışma, telefonla veya görüntülü görüşmeyle yapılabilir. Fizyoterapistin hastanın durumuna dair temel bilgiye sahip olamasını sağlayacaktır. Taburcu olduktan sonraki ilk altı hafta boyunca sevk edilen hastalar henüz bir egzersiz testi ve / veya işlev testi yapılmadığı için, terapist hastanın durumunu farklı bir şekilde belirlemelidir. Konumlandırma beyanı, WHO Uluslararası İşlevsellik, Engellilik ve Sağlık Sınıflandırması (WHO-ICF) modelinin tüm alanlarının kullanımını öngörmektedir. Kullanılan klinik sonuç ölçütleri şunlardır:  

  • Hastaya Özgü İşlev Ölçeği (PSFS)
  • Fiziksel aktivite öncesinde, sırasında ve sonrasında oksijen satürasyonu ve kalp atış hızı frekansı
  • Fiziksel aktivite öncesinde, sırasında ve sonrasında, Nefes Darlığı ve Yorgunluk için Borg Ölçeği CR10

Ayrıca, bir hastanın yoğun bakım ünitesine kabul edilip edilmediğini ve bu hastalar genellikle çok düşük egzersiz toleransına sahip olduğundan, Yoğun Bakım Sonrası Sendromu (PICS) belirtileri gösterip göstermediğini hesaba katmak önemlidir. Diğer bir önemli faktör, muhtemelen etkilenen organlar dahil, COVID-19’dan önce veya COVID-19’dan edinilen komorbiditelerin varlığını kontrol etmektir. Fizyoterapist, diğer sağlık hizmeti sağlayıcılarından ve hastadan elde edilen bilgilere dayanarak, hastanın özel ihtiyaçları ve rehberlik talebi ile birlikte fizyoterapi için bir endikasyon olup olmadığına karar verir. 

Fizyoterapi endikasyonu olan COVID-19 sonrası hasta

Fizyoterapi endikasyonu almış bu hastalar, azalmış fonksiyonel kapasite ve / veya düşük fiziksel aktivite seviyeleri yaşarlar. Fizyoterapist, günlük yaşam aktivitelerini ve fiziksel işleyişlerini kademeli olarak artırmak için onlara belirli egzersizler için rehberlik ve talimatlar sağlayacak ve yapılan ilerlemeyi izleyecektir. Tehlikeli desatürasyon ve aşırı yük riskini en aza indirmek için:  

  • Hastanın oksijen satürasyonu egzersiz veya fiziksel aktiviteler öncesinde, sırasında ve sonrasında ölçülmelidir (istirahat sırasında alt sınır% 90 ve egzersiz sırasında% 85 olmalıdır)
  • Hastalar sadece ev ortamında, frekans, yoğunluk, zaman / süre ve türle ilgili olarak belirlenmiş eğitim parametreleriyle fiziksel egzersizler yapmalıdır.  

YBÜ kaynaklı zayıflığı (YBÜ-AW) olabilecek ve PICS yaşayan hastalar için öneri, aşırı yük riski yüksek olduğu için onları (doktorları aracılığıyla) bir rehabilitasyon merkezine yönlendirmektir.  

Hastaneden taburcu olduktan veya evde tedaviden 6 hafta sonrası

COVID-19 sonrası hasta fiziksel fonksiyon takibi

Bazı hastanelerde, hastalar taburcu olduktan altı hafta sonra bir tıp uzmanına (örneğin göğüs hastalıkları uzmanı, dahiliye, kardiyolog…) gideceklerdir. Ek akciğer ve kalp fonksiyon değerlendirmesine ve egzersiz testine tabi tutulacaklar. Test sonuçları, mevcut fiziksel işlevi belirleyecektir. 
Bilgiler, fizyoterapistin daha spesifik egzersizler yazmasına ve hastaları ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre yönlendirmesine yardımcı olacaktır. Tedavi hedefleri, günlük yaşam aktivitelerini daha da iyileştirmeyi, fiziksel aktivite seviyelerini ve / veya egzersiz kapasitesini artırmayı, örneğin kas gücü ve egzersiz toleransı hedefleyebilir. Mevcut ve yeni veya ayarlanmış tedavi hedeflerini değerlendirmek için aşağıdaki klinik sonuç ölçütlerinin kullanılması önerilir:

  • Hastaya Özgü İşlev Ölçeği (PSFS)
  • Kısa Fiziksel Performans Pili (SPPB)
  • Kavrama gücü (varsa elde tutulan bir dinamometre ile). 
  • Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında oksijen satürasyonu (SpO2) ve kalp atış hızı frekansı (HR) ölçümü. 
  • Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında Nefes Darlığı ve Yorgunluk için Borg Scale CR10. 
  • Fiziksel aktivite seviyelerini değerlendirmek için pedometre / ivmeölçer. 
  • Egzersiz kapasitesini değerlendirmek için Altı Dakika Yürüme Testi (6MWT).

COVID-19 sonrası hasta fizyoterapiyi hedefliyor

Fizyoterapinin amacı, hastanın fiziksel aktivitesini daha da artırmasını ve egzersiz kapasitesini geliştirmesini sağlamaktır. Kronik akciğer hastalığı olan hastalarda kullanılanlar gibi eğitim ilkelerinin COVID-19 sonrası hastalarda uygulanabileceğini varsaymak makul görünmektedir. Test sonuçları ciddi bir kısıtlama veya risk göstermediğinde, eğitim sıklığı, yoğunluğu, süresi / süresi ve egzersiz türü kademeli olarak artırılabilir. 

Tehlikeli desatürasyon ve aşırı yük riskini en aza indirmek için, oksijen satürasyonu egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında ölçülmelidir. Hastalar, egzersiz yoğunluğunun arttığı ilk 2 hafta içinde fiziksel aktivite ve egzersiz sırasında herhangi bir desatürasyon belirtisi göstermezse, yoğun SpO2 izleminden daha fazla endike değildir. Egzersiz reçetesi, formüle edilmiş tedavi hedeflerine odaklanmalı, hastanın mevcut fiziksel işlevlerine ve aktivite düzeylerine dayanmalıdır.  

Fizyoterapi alanında belirlenen sınırlamalar çözülemediğinde, hastanın diğer sağlık bakım disiplinlerine sevk edilmesi gerekebilir; bu durumda fizyoterapistin bir sinyal verme işlevi vardır ve her zaman hastanın GP’si ile yakın temas halinde olur. 

Sonuç

Pek çok soru hala cevaplanmamış olsa da, zaman ve deneyim, fizyoterapi alanındaki COVID-19 sonrası hastanın özel ihtiyaçlarını belirlememize yardımcı olacaktır. Royal Dutch Society for Physiotherapy’nin durum açıklaması kesinlikle iyi bir başlangıç ​​noktasıdır. Yerel ve uluslararası fizyoterapi topluluklarınızdaki deneyimleri paylaşmanın önemi, COVID-19 sonrası hasta için yeni anlayışlar ve kişiye özel tedaviler bulmanıza yardımcı olacaktır. 

COVID-19 Önlemlerimiz

Merhaba, siz değerli hastalarımızın ve değerli sağlık çalışanlarımızın sağlıklarını koruyabilmek için İstanbul Evde Fizik Tedavi Hizmetleri ekibi olarak bir takım önlemler aldık:

– Fizyoterapistlerimiz size N95 veya üstü standartta maske ile geliyorlar.
– Tüm ekip arkadaşlarımıza her hafta COVID-19 testi yapılıyor.
– Fizyoterapistlerimiz asla toplu ulaşım kullanmıyor. Bireysel araçlarıyla adresinize geliyorlar.
– Araçlarımız düzenli olarak dezenfekte ediliyor.
– Elektrod gibi ekipmanlar kişiye özel olarak kullanılıyor.
– Tüm ekipmanlar ve kıyafetler her seans sonunda dezenfekte ediliyor.
– Bir fizyoterapist 6’nın üzerinde hastayla kesinlikle temas kurmuyor.
– Hastalarımızın yanında sadece 1 refakatçi kabul ediyoruz ve mutlaka maske kullanımı istiyoruz.

Ücretsiz Evde Fizik Tedavi Hizmeti

Kimler ücretsiz evde fizik tedavi hizmetinden faydalanabilir? Ücretsiz evde fizik tedavi hizmeti için nasıl başvuru yapılır? SGK geçen evde fizik tedavi firması var mı? Evde fizik tedaviyi sigorta karşılar mı? Özel sağlık sigortası ile evde fizik tedavi görebilir miyim? Evde fizik tedavi nasıl yapılır? Bu yazımızda sizinle bu soruların yanıtlarını paylaşacağız.

Evde fizik tedaviyi sigorta (SGK) karşılar mı?

Hayır, maalesef hiçbir evde sağlık hizmeti SGK tarafından karşılanmıyor. Buna evde fizik tedavi hizmeti de dahil. SGK karşılamasa da ücretsiz evde fizik tedavi hizmeti için farklı seçenekler var.

Kimler ücretsiz evde fizik tedavi hizmetinden faydalanabilir?

Yukarıda saydığımız durumlara sahip kişiler, engelli çocuk ve genç erişkinler ücretsiz olarak evde fizik tedavi hizmetinden faydalanabiliyorlar.

Bunun dışında yaşadığınız ilin veya ilçenin belediyesi maddi durumu iyi olmayan vatandaşlar için bu hizmeti sunuyor olabilir. Türkiye’de bu hizmeti sunan belediyeler genelde 2 haftada 1 seans olarak veriyorlar. Bu seans sayısının hastanız için yeterli olmayacağını hatırlatırız.

Ücretsiz evde fizik tedavi hizmeti için nasıl başvuru yapılır?

İstanbul’da ikamet ediyor ve  yukarıdaki başlıktaki ücretsiz evde fizik tedavi hizmetinden faydalanabilecek kişiler kapsamına girdiğinizi düşünüyorsanız bilgi ve işlemler için bize iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin maddi durumu yetersiz vatandaşlar için sunduğu evde sağlık hizmetleri hakkındaki detaylara ulaşmak ve başvuruda bulunmak için İBB Evde Sağlık sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Özel sağlık sigortası evde fizik tedavi için geçerli mi?

Özel sağlık sigortanız eğer evde fizik tedavi hizmetleri için geri ödeme sağlıyorsa, tedavinizi özel sağlık sigortanız ile gerçekleştirebilirsiniz. Detaylı bilgi ve işlemler için lütfen bize ulaşın.

Evde fizik tedavi nasıl yapılır?

Uzman hekim tarafından tanısı konmuş, sağlık durumu stabil olan hasta, fizyoterapist tarafından değerlendirilir ve bu değerlendirmeye göre tedavi programı çizilir. Fizyoterapistin tavsiyesi doğrultusunda, hasta ve yakınlarıyla beraber hastanın haftada kaç seans evde fizik tedavi alacağı belirlenir. Hastaya ve fizyoterapiste uygun randevu tarihleri ayarlanır. Fizyoterapist, hastanın evine elektroterapi cihazı ve uygun ekipmanı ile birlikte gelir. Hastanın kaç seansa gereksinim duyduğu, hastanın durumuna, yaşına ve teşhisine göre deüişiklik gösterir. Daha fazlası için yazımıza gidin: Evde fizik tedavi nasıl yapılır?

Evde Fizik Tedavi Hareketleri

Bu yazımızda size bazı evde fizik tedavi hareketleri göstereceğiz. Evde fizik tedavi egzersizleri sağlığınız açısından fizyoterapistiniz tarafından belirlenmelidir. Doğru egzersizin çalışılmaması veya yanlış egzersiz seçimi hastanızı fiziksel durumunu geriye götürebilir. Rasgele yapılan egzersiz seçimi spastisitesi olan bir hastanın kasılmalarını arttırabilir, ortopedik bir hastanın ağrılarını dayanılmaz seviyeler çıkarabilir, serebral palsili bir çocuğun motor gelişimde geri kalmasını hızlandırabilir. Lütfen bunun bilincinde olarak hareket edin.

 

Bacak karına germe egzersizi. Bacağınızı karnınıza doğru çekin ve 30 saniye tutun. Bu egzersizi 3 set tekrarlayın.

 

Sırt ekstansiyonu egzersizi. Dirseklerinizin üzerine sırtınızı ve boynunuzu kaldırarak doğrulun.10 saniye bekleyin ve yüz üstü yatın. 10 tekrarlı yapabilirsiniz.

 

Hamstring germe egzersizi. Fotoğraftaki pozisyondayken, ellerini bacağınızda sürüyerek ayak bileğinize ulaşmaya çalışın. Son noktaya geldiğinizde 30 saniye bekleyin ve yavaşça geri eski pozisyonunuza gelin. 3-4 tekrarlı yapabilirsiniz.

 

Pelvik tilt egzersizi. Adım 1: Öne tilt- Kalçalarınızı ve kalçanızı mindere bastırarak, karnınızı olabildiğince yüksek tutun (alt sırtınızı). Beş ila on saniye bekleyin, sonra gevşeyin. Adım 2: Arkaya tilt- Karın kaslarınızı sıkılaştırarak ve pelvis kemiğinizi hafifçe bükerek zemine karşı sırtınızı düzleştirin. Beş ila on saniye bekleyin, sonra gevşeyin. 10 tekrarlı yapabilirsiniz.

 

Piriformis gevşetme. Bir bileğinizi diğer ayağınızın dizinin biraz yukarısına koyun. Alttaki bacağı iki elinizin yardımıyla karnınıza doğru çekin. 30 saniye tutun. 3-4 tekrarlı ve çift taraflı olarak yapabilirsiniz.

 

Bebek pozu hareketi. Dizüstü pozisyondan fotoğraftaki konuma gelin. Alnınız yerde olsun. 30 saniye durun. Sonra dizüstü pozisyona tekrar gelin. 3-4 tekrarlı yapabilirsiniz.

 

Kedi – deve egzersizi. Sırt kaslarınızı nefes alarak fotoğraftaki pozisyona getirin.

 

Kedi – deve egzersizi. Bir önceki fotoğraftaki pozisyondan nefes vererek bu fotoğraftaki kedi pozisyonuna gelin. 10-20 tekrarlı yapabilirsiniz.